Kaza sonrasında elinize geçen kayıtta beklemediğiniz bir oran görmek, özellikle de araç pert ya da ağır hasarlı sayılmışsa ciddi bir belirsizlik yaratır. “Tutanakta kusurlu gösterildim” diyorsanız, ilk yapmanız gereken şey imza attığınız belgenin kesin ve değiştirilemez bir karar olduğunu varsaymamaktır. Kaza tespit tutanağı, sigorta sürecindeki en önemli dayanaklardan biridir; ancak kusur değerlendirmesi, olayın tüm delilleri incelenmeden sağlıklı biçimde anlaşılamaz.
Üstelik kusur oranı ile pert bedeli aynı konu değildir. Kusur oranınız, hangi sigortanın ne ölçüde devreye gireceğini etkileyebilir. Aracınızın rayiç değeri ise ayrı bir hesaplama gerektirir. Bu iki başlığı birbirine karıştırmak, hem itiraz sürecinde hem de tazminat görüşmesinde hak kaybına yol açabilir.
Tutanakta kusurlu gösterilmek ne anlama gelir?
Maddi hasarlı trafik kazalarında sürücüler, şartlar uygunsa kendi aralarında kaza tespit tutanağı düzenleyebilir. Bu tutanakta araçların konumu, çarpışma noktaları, kaza krokisi, beyanlar ve hasarı gösteren fotoğraflar yer alır. Sigorta şirketleri ve ilgili değerlendirme sistemi, bu belgeleri trafik kuralları çerçevesinde inceleyerek kusur oranı belirler.
Size yüzde 50, yüzde 75 veya yüzde 100 kusur verilmiş olabilir. Bu oran, her zaman kazanın günlük hayattaki anlatımına göre şekillenmez. Örneğin siz yol hakkının sizde olduğunu düşünürken, fotoğraflardaki şerit konumu, dönüş manevrası, işaretleme ya da tutanaktaki yanlış çizilmiş bir kroki farklı bir değerlendirmeye neden olabilir.
Buradaki kritik nokta şudur: Tutanakta yer alan ifade ve çizimler, sonradan yapılacak değerlendirmeyi güçlü biçimde etkiler. “Karşı taraf da hızlıydı” gibi genel bir cümle, fotoğraf, kamera kaydı veya açık bir olay anlatımıyla desteklenmiyorsa tek başına yeterli olmayabilir.
Kusur oranı pert bedelini doğrudan düşürür mü?
Araç sahiplerinin en sık yaşadığı endişe budur. Ancak cevap, poliçenizin türüne ve talebin hangi teminat üzerinden yürütüldüğüne göre değişir.
Aracınızda kasko teminatı varsa ve hasar poliçe kapsamındaysa, kendi kusurunuzun bulunması kural olarak aracınızın gerçek piyasa değerinin göz ardı edilmesi anlamına gelmez. Sigorta şirketi, tam hasar veya pert değerlendirmesi yaparken aracın kaza tarihindeki rayiç değerini dikkate almalıdır. Kusurlu olmanız, düşük bir rayiç teklifini otomatik olarak haklı çıkarmaz.
Buna karşılık yalnızca zorunlu trafik sigortası üzerinden işlem yapılıyorsa, bu sigorta esas olarak karşı tarafa verdiğiniz zararı karşılar. Siz tam kusurluysanız, kendi aracınızdaki hasarın trafik sigortasından karşılanması beklenmez. Karşı tarafın kusuru oranında ise kendi hasarınız için talep gündeme gelebilir.
Bu nedenle size sunulan pert teklifini değerlendirirken iki soruyu ayrı ayrı sormalısınız: Kusur oranım doğru mu? Aracım için teklif edilen bedel, kaza tarihindeki gerçek rayiç değeri yansıtıyor mu? Her iki sorunun cevabı da olumsuz olabilir ve bunların itiraz yolları farklıdır.
Kusur oranına itiraz etmeden önce delilleri koruyun
Kaza anından sonra toplanan veriler, yalnızca kusur tartışmasında değil, hasarın boyutunu açıklamak için de değerlidir. Telefonunuzdaki görüntüleri silmeyin, uygulamalardaki kamera kayıtlarını mümkünse yedekleyin ve kaza yerinde gördüğünüz tanıkların iletişim bilgilerini not edin.
Özellikle şu belgeler itirazın yönünü değiştirebilir:
- Kaza anını veya kaza öncesindeki birkaç saniyeyi gösteren araç kamerası kayıtları
- Yakındaki iş yeri, site, otopark ya da belediye kameralarına ait görüntüler
- Farklı açılardan çekilmiş, araçların nihai konumunu ve yol çizgilerini gösteren fotoğraflar
- Tanık beyanları, polis veya jandarma tutanağı, yol çalışması ve trafik levhası kayıtları
Kamera kayıtlarında süreler kısa olabilir. Bu yüzden “sonra bakarım” demeden, kaydın silinmesini önlemek için hızlı hareket etmek gerekir. Aynı şekilde fotoğrafların tarih ve konum bilgisini değiştirmeden saklamak, olayın inandırıcılığını destekler.
Tutanak hatalıysa hangi adımlar izlenir?
Tutanakta yalnızca sizin ve karşı sürücünün beyanı varsa, değerlendirme sürecine sunulan yeni ve somut deliller önem kazanır. İtirazınızı “kusursuzum” şeklinde genel bir ifadeye bırakmak yerine, hangi trafik kuralının neden yanlış uygulandığını açıklamalısınız. Örneğin karşı aracın şerit ihlali yaptığı, kontrolsüz şekilde manevraya başladığı veya geçiş hakkını ihlal ettiği açıkça ortaya konulabiliyorsa, bunu belgeyle ilişkilendirin.
İtiraz sürecinde sigorta şirketine başvururken dosya numarası, plaka bilgileri, kaza tarihi ve itiraz gerekçeniz net olmalıdır. Eklediğiniz her delilin kazadaki hangi noktayı kanıtladığını kısa cümlelerle belirtin. Uzun, duygusal ve dağınık anlatımlar yerine kronolojik bir açıklama daha etkilidir.
Bazı kazalarda tarafların anlaşmasıyla tutanak düzenlenmesi uygun değildir. Yaralanma veya ölüm olması, kamu malına zarar verilmesi, sürücülerden birinin gerekli koşulları taşımaması ya da kazanın niteliğinin farklı bir resmi tespit gerektirmesi gibi durumlarda kolluk tutanağı devreye girer. Böyle bir durumda süreç, normal maddi hasarlı kaza tutanağından farklı yürüyebilir.
Pert teklifini kusur tartışmasından bağımsız inceleyin
Kusur itirazı devam ederken, sigorta şirketinin sunduğu pert bedelini de bekletmeden kontrol etmek gerekir. Çünkü düşük teklif sorunu, kusur oranından bağımsız olarak ortaya çıkabilir. Aynı yıl, model, motor seçeneği ve donanım seviyesindeki araçlar arasında bile kilometre, tramer geçmişi, kullanım durumu ve opsiyonlar nedeniyle ciddi değer farkları oluşur.
Sağlıklı bir rayiç incelemesi, yalnızca internette görülen birkaç ilan fiyatının ortalamasını almak değildir. İlan fiyatı ile gerçekleşebilir satış fiyatı aynı olmayabilir. Ayrıca düşük kilometreli, bakımlı, hasar kaydı sınırlı bir aracın; daha yüksek kilometreli veya ağır hasar geçmişi bulunan örneklerle kıyaslanması doğru sonuç vermez.
Şirketin teklifine karşı elinizde somut bir karşılaştırma olmalıdır. Aracın marka, model, yıl, kilometre, donanım, kaza öncesi durumu, önceki hasar kayıtları ve bölgesel piyasa hareketi birlikte değerlendirilmelidir. Aracın yakın zamanda yapılmış bakımları veya değerini etkileyen belgelenebilir ekipmanları varsa, bunları da dosyanıza eklemek faydalı olabilir.
Pertbedeli.com üzerinden ücretsiz ön değerlendirme talep ederken bu bilgileri ne kadar doğru ve eksiksiz paylaşırsanız, teklif ile piyasa rayici arasındaki farkı o kadar net görebilirsiniz. Amaç yalnızca yüksek bir rakam söylemek değil; talebinizi veriye dayalı, savunulabilir bir zemine oturtmaktır.
İmza atmadan ve aracı devretmeden önce dikkat edin
Sigorta şirketi bir mutabakat, ibraname veya devir evrakı gönderdiyse, teklifin kapsamını anlamadan aceleyle onay vermeyin. Belgenin, ödeme sonrasında ek talep hakkınızı sınırlayıp sınırlamadığını inceleyin. Aracın sovtaj devri, ödeme tarihi ve teklif edilen tutarın hangi kalemleri içerdiği de açık olmalıdır.
Elbette her dosyada teklif hatalı ya da kusur oranı yanlış değildir. Deliller karşı tarafın iddiasını destekliyorsa veya aracın geçmişi rayiç değeri aşağı çekiyorsa, beklentiyi gerçekçi tutmak gerekir. Buna rağmen, size sunulan sonucu gerekçesiyle birlikte istemek ve piyasa verisiyle karşılaştırmak en doğal hakkınızdır.
Kaza sonrası belirsizlikte en değerli şey hız değil, doğru sıradır: Önce delilleri koruyun, kusur gerekçesini görün, ardından pert teklifinin gerçek değerinizi karşılayıp karşılamadığını ölçün. Bu yaklaşım, hem itiraz ederken hem de tazminat görüşmesinde daha güçlü hareket etmenizi sağlar.

