Kaza sonrası sigorta şirketi aracı tam hasarlı kabul ettiğinde, en çok karışan konulardan biri şudur: hurda araç bedeli kime ödenir? Çünkü dosyada iki ayrı ekonomik değer vardır: Aracın kazadan önceki rayiç değeri ve hasarlı aracın, yani sovtajın satılabileceği bedel. Bu iki tutarın hangi tarafa ait olduğu, teklifin size nasıl sunulduğuna ve aracın mülkiyetinin kimde kaldığına göre değişir.

Buradaki kritik nokta şudur: Size sunulan pert tazminatı ile hasarlı araç için belirlenen satış bedelini birbirinden bağımsız düşünmeyin. Mülkiyet devri, vekaletname, ihale sonucu ve ödeme dekontu netleşmeden imza atmak, gerçek piyasa değerinizin altında bir sonuçla karşılaşmanıza neden olabilir.

Hurda araç bedeli kime ödenir?

Genel uygulamada, hasarlı aracın mülkiyeti sigorta şirketine veya şirketin belirlediği alıcıya devrediliyorsa, hurda ya da sovtaj satış bedeli sigorta şirketinin tasarrufunda olur. Buna karşılık araç sizin üzerinizde kalıyorsa, hasarlı aracın satışından doğan bedel de kural olarak size aittir. Ancak bu ikinci durumda sigorta şirketi, ödeyeceği tazminatı sovtaj değeri kadar düşük hesaplayabilir.

Basit bir örnekle açıklayalım. Aracınızın kaza tarihindeki gerçek rayiç değeri 900.000 TL, hasarlı haldeki satış değeri ise 250.000 TL olsun. Sigorta şirketi aracı devralacaksa, tazminat hesabının rayiç değer üzerinden kurulması beklenir ve hasarlı aracın 250.000 TL’ye satılması şirketin sürecidir. Araç sizde kalacaksa, şirket size 650.000 TL ödeme teklif edebilir; siz de aracı ayrıca 250.000 TL’ye satma imkanına sahip olursunuz.

Bu örnekte toplam ekonomik değer her iki seçenekte de teorik olarak 900.000 TL’ye ulaşır. Fakat pratikte asıl tartışma rayiç bedelin doğru belirlenip belirlenmediğidir. Araç gerçek piyasa koşullarında 1.050.000 TL ediyorsa, 900.000 TL üzerinden kurulan hiçbir hesap araç sahibinin kaybını tamamen karşılamaz.

Pert tazminatı ile sovtaj bedelini ayırın

Günlük kullanımda “hurda araç bedeli” denildiğinde, bazen sigorta şirketinin ödediği pert tazminatı, bazen de hasarlı aracın alıcıdan gördüğü fiyat kastedilir. Oysa dosyada bunlar farklı kalemlerdir.

Pert tazminatı, aracın kaza öncesi değer kaybını karşılamak amacıyla hesaplanan sigorta ödemesidir. Sovtaj bedeli ise ağır hasarlı aracın parça, onarım, yeniden satış veya başka bir ticari değerlendirme amacıyla gördüğü bedeldir. Araç her zaman fiziksel anlamda hurda olmayabilir. “Tam hasar” sayılan bir araç, gerekli işlemlerden sonra onarılıp yeniden kullanılabilir veya satılabilir. Bu nedenle sovtaj bedeli, çoğu zaman sanıldığından yüksek olabilir.

Sigorta şirketinin size gönderdiği teklif belgesinde şu ifadeleri özellikle kontrol edin: “Araç şirket uhdesinde kalacaktır”, “sovtaj bedeli mahsup edilmiştir”, “araç malikinde kalacaktır”, “mülkiyet devri” veya “noter satışı”. Bu ifadeler, hurda araç bedelinin kim tarafından alınacağını doğrudan etkiler.

Araç sigorta şirketine devredilirse ödeme nasıl olur?

Kasko dosyalarında sık görülen model, sigorta şirketinin tazminatı ödemesi ve aracın mülkiyetini devralmasıdır. Şirket daha sonra hasarlı aracı kendi kanalları, anlaşmalı alıcıları veya ihale sistemi üzerinden satabilir. Bu senaryoda araç sahibi, satış bedelini ayrıca talep etmez; çünkü araç artık onun mülkiyetinde değildir.

Fakat bu durum, şirketin tek taraflı olarak düşük bir pert bedeli belirleyebileceği anlamına gelmez. Mülkiyet devri karşılığında size ödenecek rakamın, aracın hasar tarihindeki gerçek rayiç değerini makul şekilde yansıtması gerekir. Marka, model, model yılı, kilometre, donanım seviyesi, önceki hasarlar, bakım durumu ve aynı dönemdeki emsal ilanlar değerlendirilmeden verilen teklifler eksik kalabilir.

Devir sürecinde noter işlemi, ruhsat, anahtar, varsa rehin veya haciz durumu ve sigorta şirketinin istediği diğer evraklar gündeme gelir. Tazminatın ne zaman ve hangi koşulla ödeneceğini yazılı olarak teyit edin. “Devirden sonra ödeme yapılacaktır” ifadesi varsa, ödeme tutarı ile ödeme tarihi belirsiz bırakılmamalıdır.

Araç sizde kalırsa hurda satış geliri size aittir

Aracı devretmek istemezseniz, hasarlı araç sizde kalabilir. Bu durumda sovtajı istediğiniz alıcıya satma, onartma veya başka şekilde değerlendirme hakkınız olur. Ancak sigorta şirketinin teklif ettiği tazminat, genellikle aracın hasarlı değerinin düşülmesiyle hesaplanır.

Burada dikkat edilmesi gereken risk, sovtaj bedelinin gerçekte satabileceğiniz fiyatın üzerinde gösterilmesidir. Örneğin şirket hasarlı araç için 300.000 TL sovtaj değeri varsayarak tazminatı azaltmış olabilir. Siz aracı piyasada ancak 220.000 TL’ye satabiliyorsanız, aradaki 80.000 TL fiilen sizin zararınız olur. Bu nedenle “araç bende kalsın” seçeneğini kabul etmeden önce sovtaj tutarının gerçekçi olup olmadığını araştırmak gerekir.

Tersi de mümkündür. Aracın hasarlı değeri güçlü bir piyasada yüksekse, araç sahibinde bırakılan seçenek ekonomik açıdan daha avantajlı olabilir. Özellikle bazı marka ve modellerin parça değeri, tamir edilebilirliği veya alıcı talebi yüksektir. Doğru karar, yalnızca sigorta şirketinin verdiği tek rakama bakılarak değil, iki seçeneğin toplam getirisi karşılaştırılarak verilir.

Trafik sigortası ve kasko dosyalarında sonuç değişebilir

Kasko poliçesinde sigortalı ile sigorta şirketi arasındaki sözleşme hükümleri önem taşır. Tam hasar değerlendirmesi, muafiyetler, ek teminatlar ve poliçedeki özel şartlar ödeme biçimini etkileyebilir. Karşı tarafın kusurlu olduğu bir kazada devreye giren zorunlu trafik sigortasında ise zarar gören araç sahibinin tazminat talebi ve hasarlı araç üzerindeki mülkiyet hakkı ayrı değerlendirilir.

Bu yüzden “sigorta şirketi hurdayı otomatik alır” şeklinde genel bir kabul doğru değildir. Aracın kimde kalacağı, tazminat hesabında sovtajın düşülüp düşülmediği ve satış bedelinin hangi hesaba yatacağı dosya belgelerinde açıkça görülmelidir. Yazılı mutabakat olmadan aracı teslim etmek ya da geniş kapsamlı vekalet vermek, sonradan hak takibini zorlaştırabilir.

Teklifi kabul etmeden önce hangi rakamları kontrol etmelisiniz?

Önce sigorta şirketinin belirlediği rayiç bedeli görün. Bu rakamın hangi emsal araçlara göre hesaplandığını sorun. Aynı model yılındaki, yakın kilometredeki, benzer donanım ve hasar geçmişindeki araçların piyasa değerleriyle karşılaştırma yapın. Sadece yüksek fiyatlı birkaç ilan değil, satılabilir ve gerçekçi emsal aralığı önemlidir.

Ardından teklifin net formülünü isteyin: Rayiç bedel kaç TL, sovtaj bedeli kaç TL, poliçe muafiyeti veya başka kesinti var mı, size ödenecek net tutar nedir? Araç devredilecekse bu bilgi açıkça yazmalıdır. Araç sizde kalacaksa, sovtaj tutarının hangi veriye dayanarak mahsup edildiğini de öğrenin.

Özellikle aşağıdaki belgeleri saklayın:

  • Sigorta şirketinin yazılı pert veya tam hasar teklifi
  • Eksper raporu ve hasar hesap özeti
  • Araç ruhsatı, hasar fotoğrafları ve servis kayıtları
  • Emsal araç ilanları ile piyasa karşılaştırmaları
  • Noter devir belgesi, vekaletname ve ödeme dekontları

Bu belgeler, teklifin düşük kaldığını düşünmeniz halinde itiraz veya pazarlık sürecinde somut dayanak oluşturur.

Düşük pert teklifinde nasıl hareket edilmeli?

İlk teklif, her zaman dosyanın nihai ve değişmez değeri değildir. Aracınızın gerçek rayiç bedelinin daha yüksek olduğunu düşünüyorsanız, nedenlerini veriye dayalı biçimde ortaya koyun. Aracın kilometresi düşük olabilir, özel donanımları bulunabilir, bakımları eksiksiz olabilir veya şirketin kullandığı emsaller farklı bir paket, daha yüksek kilometre ya da daha ağır geçmiş hasara sahip olabilir.

İtirazınızda yalnızca “teklif düşük” demek yerine, talep ettiğiniz tutarı ve bu tutarın dayanağını netleştirin. Ayrıca aracın şirkete devredilip devredilmeyeceğini, sovtaj bedelinin teklif içinde nasıl işlendiğini ve size kalan net ekonomik sonucu birlikte değerlendirin. Pertbedeli.com üzerinden ücretsiz ön değerlendirme talep ederek, size sunulan rakamın güncel piyasa rayicine göre nerede durduğunu daha net görebilirsiniz.

Kaza sonrası süreç yorucu olabilir; ancak hurda aracın bedeli ile tazminat tutarını aynı kalem sanmak zorunda değilsiniz. İmza atmadan önce aracın kimde kalacağını, hangi tutarın size ödeneceğini ve gerçek piyasa değerinizin ne olduğunu netleştirmek, maddi kaybınızı azaltmanın en güçlü adımıdır.